Makale / Yeni Enerji Dergisi

Türkiye'de Güneş Enerjisi Araştırma ve Geliştirme Çalışmalarına Ayrılan Mali Kaynaklar
Enerji sürdürülebilir gelişme için endüstrinin başlıca girdisi olması açısından önemlidir.Dünya enerji sistemi yol ayrımındadır. Mevcut küresel eğilimler incelendiğinde; enerjinin arz ve tüketiminde çevresel, ekonomik ve sosyal etkileri açısından sürdürülemez duruma geldiği görülmektedir. Bu sebeple, birçok ülke güneş enerjisine odaklanmıştır.
Enerji sürdürülebilir gelişme için endüstrinin başlıca girdisi olması açısından önemlidir.
Dünya enerji sistemi yol ayrımındadır. Mevcut küresel eğilimler incelendiğinde; enerjinin arz ve tüketiminde çevresel, ekonomik ve sosyal etkileri açısından sürdürülemez duruma geldiği görülmektedir. Bu sebeple, birçok ülke güneş enerjisine odaklanmıştır. Stratejik planlamalarını devlet destekleri ile yönlendirerek, araştırma ve geliştirme çalışmaları ile güneş enerjisi ekonomisini büyütmüştür. Bu çalışmanın amacı; Türkiye'deki güneş enerjisi alanında yapılan araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarına ayrılan mali kaynakları belirleyebilmektir. Bu amaçla; kamu kurumlarına, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve özel kuruluşlara anketler gönderilmiş ve proje sayıları ile ayrılan bütçeler yıllar bazında analiz edilmiştir. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, Japonya gibi bu alanda öncü ülkelerin rakamları ile karşılaştırma yapabilecek şekilde; veriler toplanmıştır.
Çalışmanın giriş bölümünde; dünyadaki güneş enerjisi alanında araştırma ve geliştirme çalışmalarına ayrılan mali kaynaklar değerlendirilmiştir. Sonraki bölümlerde ise enerji ve özelde güneş enerjisi alanında kamu, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel kuruluşların araştırma ve geliştirme çalışmalarına ayırmış oldukları mali kaynakların dünyadaki örnekleri ile karşılaştırmalı değerlendirmesi yapılmış, sonuçlar ve öneriler ile birlikte sunulmuştur.

Giriş
Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) çalışmaları güneş enerjisi teknolojilerinin gelişiminde kritik önem arz etmektedir. Genelde, hükümetler hem kamu hem de özel sektör için araştırma faaliyetlerine cazip çevreyi yaratacak düzenlemeler uygulamaktadırlar. Özel sektörün Ar-Ge çalışmalarının yetersiz kaldığı noktalarda kamu araştırma çalışmaları zorunludur. Kamu'nun iki önemli rolü vardır. Bunlardan biri; 'teknolojiyi itme' etkisi yaratacak olan yeni enerji teknolojilerine Ar-Ge kaynaklarını arttırmaktır. Bu kaynaklar yardımı ile teknik problemlerin çözümü, maliyet azaltıcı çalışmalar yapılmaktadır. İkinci önemli rol; 'teknolojiyi talep ile çekme' diye adlandıracağımız, yeni enerji teknolojilerine cazip ortam yaratmaktır. Bu talep çekme etkisi ile yeni teknolojilerde öğrenme eğrisi etkisi de oluşmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının pahalı olduğuna dair ortak bir inanç vardır. Bununla beraber, teknolojinin öğrenilmesi ve ekonomik büyüklerin sağlanması ve fosil yakıtların artan fiyatları ile giderek ucuzlamaktadır. Ar-Ge çalışmaları rekabetçi fiyat, verimliliğin arttırılması, yeni uygulama alanlarının yaratılması, çevresel ve sosyal etkilerin azaltılması alanlarına yoğunlaşmıştır. Hükümetler, destekleme politikaları ile güneş enerjisinin tam potansiyeline ulaşması için yasal çerçeveyi hazırlamakta, kamu yatırımlarını Ar-Ge çalışmalarına yönlendirmekte ve özel sektör için Ar-Ge harcamalarına avantajlar sağlamaktadırlar.
Dünya'da güneş enerjisinden elektrik üretimi hızla yükselmektedir. Almanya Küresel
Değişim Danışma Konseyi "The German Advisory Council on Global Change (WBGU)"
2100 yılında dünya enerji tüketiminin % 70'ini güneş enerjisi teknolojilerinden "Fotovoltaik, Photovoltaic-PV ve konsantre güneş termal (Concantrated Solar Power-CSP)" santrallerinden elde edileceği tahmini yapmıştır [1]. Avrupa Fotovoltaik Endüstri Birliği (EPIA) raporlarında; 2012 yılında küresel PV kurulum kapasitesinin 44 GW'a ulaşacağı söylenmektedir. Almanya'nın gelecek 10 yılda da Pazar lideri olarak kalmayı sürdüreceği beklenmektedir. Bu hızlı büyümede Avrupa'da; İspanya, İtalya, Fransa ve Yunanistan'ın önemli roller alacağı, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) uçsuz bucaksız güneş potansiyeli ile Almanya'yı zorlayacağı tahmin edilmektedir. Aynı zamanda; Japonya, Hindistan ve Güney Kore'nin de bu hızlı artışta devletlerin uyguladığı destekleme programları ile önemli roller alacağı vurgulanmaktadır [2].
ABD 2008 yılında enerji alanına da 136,7 milyon Dolar bütçe ayırmıştır. Bu fon, Ar-Ge faaliyetlerinin ulusal laboratuvarlara, üniversitelere ve özel sektöre yaygınlaştırma amacıyla kullanılmıştır [3]. ABD sadece güneş enerjisine yönelik Ar-Ge projeleri için 2009 yılında 156,12 milyon Dolar bütçe planlamıştır [4]. Bu bütçenin amacı; son kullanıcı için güneş enerjisi kurulum maliyetlerinin 6.25 Dolar/W'dan 3.30 Dolar/W'a düşürülmesidir
[5]. Japonya'da uzun dönemli PV Ar-Ge programı 1994 yılında başlamıştır. Ocak 2009'dan itibaren ise yıllık bütçe 154 milyon Euro'ya çıkartılmıştır. Japonya Bilim ve Teknoloji Politikaları Üçüncü (2006-2010) Planı'nda; 172 milyar Euro'luk bütçesini maliyet azaltma ve PV'nin yaygınlaştırılması amacıyla planlamıştır. Çin, 2001 yılından bu yana güneş hücrelerine ayırdığı kaynakları arttırmıştır. Bu gelişmeler, ilave hükümet
politikaları ile desteklenmektedir. Çin Mart 2009'da yeşil enerji programına 22 milyar Euro ayırdığını açıklamıştır [6]. Çin'de 1997 de anons edilen Ulusal Temel Araştırma Programı, ulusal araştırma çalışmalarının temel taşıdır. Bu program ile düşük maliyetli, uzun ömürlü ve geniş kullanım alanı olan güneş hücreleri desteklenmektedir. Çin PV'de laboratuar ortamında % 21 verimliliğe ulaşmıştır. Ticari uygulamalarda % 10-13 ve % 14-15 verimliliği yakalamaktadır. Çin'de yerli güneş enerjisi pazarında sistem kurulum maliyetleri 2000 yılında 4.40 Euro/W olup 2004 yılında 2.57 Euro/W'a düşmüştür.
2010 yılında güneş enerjisi teknolojileri ile elektrik üretmenin maliyetinin 8,9 Euro cent/kWsaat'e ulaşacağı tahmin edilmektedir [7]. Hindistan'ın ilk Ulusal Hareket Planı 2008 yılında yayınlanmıştır. Nisan 2009 da sonuçlandırılan Ulusal Güneş Misyonu dokümanında 2020 yılında Hindistan'ı Dünya'da güneş enerjisi alanında lider konuma yükseltecek şekilde 20 GW kurulu güneş enerji gücü, 2030 yılında 100 GW ve 2050 yılında 200 GW hedeflenmiştir. Bu hedefi gerçekleştirmek için Ar-Ge alanında güneş hücreleri ve modülleri üretiminde maliyeti azaltacak ve verimliliği arttıracak şekilde farklı
yapılar ve parça tasarımlarının yapılması ve farklı komponentlerin kullanılması planlanmıştır. Güney Kore Ocak 2009'da üçüncü yenilenebilir enerji planını açıklamıştır.
Bu planda, 2015'de toplam enerji üretimindeki yenilenebilir enerji payının % 4.3, 2020 yılında % 6.1, 2030 yılında % 11 olacak şekilde duyurmuştur. Bu plan, yatırım, altyapı, teknoloji geliştirme alanlarını kapsamaktadır. Güney Kore'de Enerji ve Doğal Kaynakların Teknoloji Değerlendirme ve Planlama Ofisi (KETEP) enerji alanındaki Ar-Ge çalışmalarını yönetmektedir. KETEP, Ar-Ge çalışmalarında PV kurulumlarında bağlantılar arası teknolojiye, elektriksel standartlara, monte sistemlerine ve diğer PV kurulum ihtiyaçlarına odaklanmıştır. Bu araştırmalar, maliyet azaltma ve verimlilik arttırma amacıyla yapılmaktadır [8]. Tayvan'da Endüstriyel Teknoloji Araştırma Enstitüsü (ITRI), Ar-Ge strateji dokümanını hazırlamış ve modül maliyetlerini 2015-2020 yılları arasında 1 Dolar/W olarak hedeflemiştir. Bu hedef için Ar-Ge bütçesi gelecek 4 yılda ikiye katlanarak üretim kapasitesinin ve teknolojilerinin arttırılması planlanmıştır [9].
Avrupa Birliği Birleşik Araştırma Merkezleri'nin (Joint Research Centre - JRC) PV Durum Raporu'nda; 2009 Mayıs ayındaki PV yatırımına ayrılan 185 milyar Dolar'ın (135 Milyar Euro) toplam tutar içerisinde 2013 yılına kadar 22,1 milyar Dolar'lık (15,8 milyar Euro) kısmının araştırma ve geliştirmeye ayrıldığı vurgulanmaktadır. 150'den fazla kuruluş, ince film güneş hücreleri üretim prosesleri üzerinde Ar-Ge çalışmaları yapmaktadır [10]. Avrupa Birliği, 8-9 Mart 2007 de Bürüksel'de yaptığı toplantı ile 2020 yılına kadar enerji tüketiminin % 20'sini yenilenebilir enerjilerden karşılayacağını duyurmuştur [11]. Avrupa Birliği, 1980 yılından bu yana yenilenebilir enerji alanında Ar-Ge çalışmalarını desteklemektedir. İlk çerçeve programı FP4'te (1994-1998) 85 proje, 84 milyon Euro ile desteklenmiştir. Sonraki FP5 (1998-2002) programında bütçe 120 milyon Euro'ya çıkartılmış ve araştırma projeleri ve uygulama projeleri bazında dağıtılmıştır. FP6 (2002-2006) programında sadece sürdürebilir enerji sistemleri başlığına 810 milyon Euro ayrılmış, PV alanında (kısa-orta) ve (orta-uzun) vadeli projeler diye 2 eşit parçaya ayrılmıştır. 107,5 milyon Euro'luk bütçe sadece PV projelerine ayrılmıştır.
CONCERTO ismi ile başlatılan program ile 14 milyon Euro sadece güneş enerjisi alanına kanalize edilmiştir. Ayrıca FP6 programı süresince PV Teknoloji Platformu kurulmuştur. Bu platformun amacı; 'bütün aktörler ile birlikte Avrupa'nın uzun dönemli PV vizyonunu belirlemek' olarak duyurulmuştur. Bu platform, Avrupa'nın PV için endüstriyel liderliğini kazanabilmesine olanak sağlayacak stratejik araştırma ajandasını hazırlamıştır. FP7 programı ile 7 yıllık (2007-2013) yeni teknolojik gelişme dönemi başlamıştır. Bu programın ilk çağrısında 237,3 milyon Euro, ikinci çağrısında 239,67 milyon Euro bütçe ayrıldığı duyurulmuştur. Çağrıda; malzeme tüketimini azaltacak, yüksek verimlilik sağlayacak, gelişmiş üretim proseslerini uygulayacak projelerin destekleneceği belirtilmiştir [12]. Ayrıca, CSP teknolojisi alanında 3 adet (PS10, ANDASOL, SOLAR TRES) güneş termal üretim tesisinin kurulum ve demonstrasyon
fazlarının desteklenmesine ve bu tesislerde üretilen elektrik maliyetinin 2015'de 8 Euro cent/kWsaat'ten daha ucuza elde edilmesine yönelik 15 milyon Euro bütçe ayrılmıştır [13]. Avrupa Stratejik Araştırma Planı'na (SET-Plan) göre, güneş enerjisi alanına 2007'de toplam Ar-Ge bütçesi olarak 470 milyon Euro ayrılmıştır [14]. Avrupa Birliği Komisyonu gelecek 10 yıl için PV ve CSP teknolojilerine yönelik Ar-Ge projelerine 16 milyar Euro ayırmıştır. Bu bütçenin 9 milyar Euro'su PV, 7 milyar Euro'su CSP için planlanmıştır. Bu bütçenin amacı; 2020 yılında Avrupa'nın elektriğinin % 12'sini PV teknolojileri ile elde edebilmektir. CSP için 2020 yılında yine Avrupa'nın elektrik arzının % 3'ünün CSP teknolojisinden sağlanması hedefi konulmuştur. En az % 10'u 2030 yılında DESERTEC projesi ile gerçekleşmiş olacaktır [15].
En az 60 ülke (37 gelişmiş ve 23 gelişmekte olan ülke) yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelik politikalar üretmiş ve düzenlemeler yapmıştır. Bu düzenlemelerden en yaygın olanı destekleme tarifesi "Feed-in tarif'dir (FIT)". 2007'den bu yana en az 37 ülke ve 9 eyalet FIT politikalarını uygulamaktadır [16]. EPIA raporlarında; 2020 yılında sistem kurulum maliyetlerinde % 50 fiyat ucuzlaması beklendiği görülmektedir. (2009 da 3.500-3.300 Euro/KW'dan 2020'de 1.471-1.334 Euro/KW) [17]. Bu rakamlar öğrenme eğrisi teorisini (satış hacminin ikiye katlandığı dönem aralıklarında % 20 fiyat iyileşmesi yaşanır) doğrulamaktadır [18].
2005 yılında; hükümetlerin enerji Ar-Ge çalışmalarına ayırdığı bütçelerin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) oranına bakıldığında, birçok Avrupa ülkesinde % 0.01-0.03 arasında seyrettiği, sadece Macaristan, Finlandiya ve Fransa'da % 0,04-0,05 oranlarına ulaştığı görülmektedir. ABD ve Japonya için enerjiye ayrılan Ar-Ge bütçeleri incelendiğinde; ABD için 2.429 milyon Euro ve Japonya için 3.144 milyon Euro ayrıldığı ve bunun GSYH'ya oranının % 0.086 ve % 0.024 olduğu görülmektedir [19].

Türkiye'de Güneş Enerjisi Stratejileri ve Yol Haritaları
Türkiye; Avrupa ve Asya kıtaları arasında doğal köprü olarak, Asya'yı Avrupa kıtasına bağlamaktadır. Bu sebeple, başlıca üretici olan Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerinden Avrupa'ya petrol ve doğalgaz naklinde enerji koridoru ve "enerji hub"u rolü oynamaktadır.
Ayrıca; genç nüfusu, büyüyen ekonomisi, artan enerji ihtiyacı, hızlı şehirleşmesi ile öne çıkmaktadır. Türkiye'nin enerji politikalarının ana amacı; rekabetçi serbest Pazar yaratacak şekilde en az maliyetle kaliteli ve güvenli enerji sağlamak olarak tanımlanmıştır. Bu çerçeve içerisinde; doğalgaz da ithalat bağımlılığını azaltacak, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak amaçlanmaktadır. 2009 yılı elektrik üretimin % 48,05'u doğal gaz, % 29,06'sı kömür ve linyit, % 19,5'u yenilenebilirden (hidro, rüzgâr ve jeotermal) oluşmaktadır [20]. Yetersiz yerli kaynak nedeni ile doğal gazın % 97'si, petrolün % 93'ü kömür ve linyit in %20'si ithal edilmektedir [21]. Son 5 yıldır ithalata bağımlılık % 73-%75 civarında seyretmiştir. Geleceğe ilişkin tahminler, Türkiye'nin elektrik talebini karşılamak için 2023 yılında 130 milyar ABD Doları yatırım gerektiğini göstermektedir. 2007 yılında Türkiye, enerji arzı ihtiyacı için 33,9 milyar, 2008 yılında ise 48,2 milyar ABD Doları ithalat gerçekleştirmiştir [22]. DPT raporlarına göre 2010 yılında 34,5 milyon ABD Doları enerji ithalatı gerçekleşecektir.
Bütün bunlara rağmen, Türkiye halen güneş enerjisi alanında; özel stratejik plan ve hedeflerini yayınlamamıştır. Ancak, sivil toplum kuruluşları, güneş enerjisi alanında yol haritası hazırlama çalışmalarını sürdürmektedir. Bunlardan biri olan Ulusal Fotovoltaik Teknoloji Platformu-UFTP (The National PV Technology Platform in Turkey) Ekim 2009'da yayınladığı PV yol haritası dokümanında stratejik hedefleri aşağıdaki gibi açıklamıştır [23].
2010'nun ilk çeyreğinde yenilenebilir enerji kanunun düzenlemesine katkı sağlamak
2012 yılının ikinci çeyreğinde 20 MW kapasiteli ilk güneş enerji santralini kurmak
2020 yılında kurulu gücü 4 GW'a çıkartmak
Güneş panellerinin, hücrelerin ve dönüştürücülerin % 50'sini yerli üretmek
2020 yılında yıllık modül ihtiyacının % 80'ini yerli üretimle sağlamak
Yine Şubat 2010'da, ICAT (the International Center of Applied Thermodynamics) ve Yeditepe Üniversitesi'nin 11-12 Şubat 2010 tarihinde organize ettiği Solar Future 2010'da sunulan 2030 yılına kadar hedefleri içeren Güneş Enerjisi Yol Haritası dokümanında, vizyon olarak; 2020 yılında Türkiye'nin elektrik enerjisi ihtiyacının en az % 30'nun güneş enerjisinden elde edilmesi hedeflenmiştir. PV, CSP ve güneş enerjisi ile ısıtma ve soğutma alanında, Pazar, Ar-Ge, kurulu kapasite verimlilik ve maliyetler hakkında aşağıdaki stratejik hedefler belirlenmiştir [24].

PV Teknolojisi için stratejik hedefler ve faaliyetler:
· Toplam kurulu güç hedefi 2020 yılında 4,8 GW ve 2030 yılında 7 GW
· Sistem kurulum maliyet hedefi 2010 yılında 1,7 Euro/W'ın 2020 ve 2030 yılında 1 Euro/W
· PV ile elektrik üretim maliyeti 2020 yılında 12 Euro cent/kWsaat ve 2030 yılında 6 Euro cent/kWsaat
· Yeni üretim metotları, komponent mimarisi ve üretim miktarının artması ile 2020 yılında % 20, 2030 yılında % 40 modül komponent maliyetlerinde iyileşme
· Ar-Ge çalışmaları ve verimliliği arttırma hedefleri:
- PV c-SI için 2020 yılında verimlilik % 18-20 ve 2030 yılında % 22-24
- PV ince film için 2020 yılında verimlilik % 16-18 ve 2030 yılında % 20-22
- Organik PV'de Ar-Ge çalışmalarının başlaması ve verimlilik 2020 yılında % 2-5, 2030 yılında % 13- 15, yeni teknolojilerin 2014 yılında geliştirmeye
başlanması
- Ar-Ge desteklerinin PV modülleler için 2020 yılına kadar % 100 arttırılması
- Ar-Ge destek miktarının GSYH'ya oranının arttırılması
- 2020 yılında yeni teknolojilerin geliştirilmesi
Yeni mevzuatın 2011 yılına kadar sonuçlandırılması, 2012 yılına kadar PV hücre üretimlerinin de devlet destek ve teşvikleri kapsamına alınması, PV ile enerji verimliliği için yeni düzenlemelerin yapılması
Ulusal sertifikasyon merkezi kurulması, TSE standartlarının yayınlanması, EU standartları ile uyumlaştırma
Yerli üretimin ve satınalmaların ve yatırımların arttırılması ile bölgedeki pazara yüksek kalitede ve hacimde ürün ve komple sistem sunarak 2020 yılında PV kurulumlarının % 30'nun, 2030 yılında ise % 60'ının yerli üretimden karşılanması, bağlantı sistemlerinde ise 2020 yılında % 60, 2030 yılında % 90 yerli üretimle karşılanması
Eğitim ve halkla ilişkiler alanında; orta ve yüksek eğitimin müfredatına PV ile ilgili konuların alınması, mühendislik eğitimi verilmesi, ekoloji ve enerji etkinliği alanında proje ve uygulamalar ile halkın bilinçlendirilmesi
CSP Teknolojisi için stratejik hedefler ve faaliyetler:
CSP sistem kurulum maliyeti 2020 yılında 2 Euro/W ve 2030 yılında Euro/W
CSP santralleri ile elektrik üretim maliyeti 2020 yılında 6 Euro cent/kWsaat ve 2030 yılında 4 Euro cent/kWsaat
CSP ile kurulu güç kapasitesi minimum 5 proje ile 2020 yılında 200 MW ve uygun yerlere kurulumların arttırılması ile 2030 yılında 1 GW
Ar-ge ve teknolojik gelişim hedefleri: 2011 yılına kadar, CSP prototip güç santrali kurulması ve bu santralde 2014 yılına kadar yeni buhar ve türbin tasarımlarının geliştirilmesi
CSP yerli üretimlerinde devlet teşvikleri verilmesi ile 2020 yılında % 70, 2030 yılında % 100 yerli üretim
Güneş enerjisi ile ısıtma ve soğutma teknolojileri için stratejik hedefler ve faaliyetler:
2014 yılına kadar sıcak su ile ısıtma uygulamalarında katma değer vergisini % 15'e düşürmek, doğal gaz ve güneş enerjisi melez sistemlerde katma değer vergisini sıfırlamak, minimum kazanımı 525 kWsaat/m2-yıl olan kollektörlerin üretim ve pazarlamasını yüreklendirmek
Ar-Ge ve teknolojik gelişme: 2014 yılına kadar aktif ısıtma ve soğutma sistemlerinde ticari uygulamaları yaygınlaştırmak, %100 ar-ge destekleri ile projeleri yaygınlaştırmak, 700 kWsaat/m2-yıl enerji kazanımlı yeni ürünlere yönelik malzeme ve üretim teknikleri geliştirmek
2014 yılına kadar yerli uygulamaları % 80'e çıkarmak, EN normları ile üretimi geliştirmek, sistem verimliliklerini geliştirmek
Türkiye'de Güneş Enerjisi Ar-Ge Çalışmalarına Ayrılan Mali Kaynaklar
Teknolojik gelişme ve ekonomik rekabetçilikte; ülkelerin kamu Ar-Ge çalışmaları ve bu çalışmalara ayrılan mali kaynaklar kritik önem arz etmektedir. Ar-Ge çalışmaları; yetenek geliştirme, yeni bilgilerin ve bilimsel metodolojilerin üretilmesi, yeni ürünlerin ve gelişmiş proseslerin yaratılması açısından topluma fayda sağlamaktadır. Türkiye'de; Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) ulusal Ar-Ge çalışmalarını düzenleyici kurumlardır. Üniversiteler, Ar-Ge merkezleri, sivil toplum kuruluşları (STK), kamu ve özel sektör ise hem kendi kaynakları hem de ulusal ve uluslararası fonlardan faydalanarak Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirmektedir. Türkiye'de enerji ve güneş enerjisi alanında faaliyet gösteren başlıca Ar-Ge kuruluşları aşağıda özetlenmiştir.
1983 yılında kurulan BTYK düzenli aralıklarla toplanarak bilimsel ve teknolojik öncelikleri belirlemektedir. BTYK, Türkiye Cumhuriyet'inin kuruluşunun 100. Yılındaki (2023) vizyonunu oluşturarak 2002 yılında yaptığı çalışma ile, yeni ulusal bilim ve teknoloji politikalarını belirlemiştir. Bu programda enerji alanındaki amaçlar içerisinde güneş enerjisinden elektrik üretimi de bulunmaktadır [25] .
1963 yılında kurulan TÜBITAK, önceliklerin belirlenmesinde danışma otoritesi olarak da görev yapmakta, Ar-Ge alanında hem destekleyici olarak, hem de bizzat Ar-Ge çalışmalarını yaparak önemli bir yer almaktadır. TUBİTAK'a bağlı Marmara Araştırma Merkezi (MAM) en büyük kamu Araştırma organizasyonudur. MAM 1977-1985 yılları arasında güneş enerjisinde düşük sıcaklıktaki uygulamalar alanında ve özel sektörün güneş enerjisi endüstriyel uygulamaları alanında Ar-Ge çalışmaları yapmıştır. 1980'li yıllara kadar enerji ve güneş enerjisi araştırma projeleri MAM Mekanik ve Enerji bölümünde yürütülmekteydi. MAM'da 1996 da Çevre Mühendisliği Bölümü ile Enerji Bölümü birleştirilerek Enerji ve Çevre Araştırmaları Enstitüsü kurulmuştur. 2004 yılında bu iki bölüm ayrılarak Enerji Enstitüsü kurulmuştur [26]. UFTP'nin yaptığı çalışmada, 1992 yılından bu yana PV teknolojileri alanında TUBİTAK destekli 37 proje gerçekleştirilmiştir [27].
DPT, ulusal ekonomik ve sosyal gelişim programlarını hazırlayan, koordine eden, kaynakları bu programlardaki önceliğe göre yönlendiren Başbakanlığa bağlı kurumdur. Ar-Ge altyapısının kurulumu ile ilgili Üniversitelere kaynak aktarmaktadır. Enerji alanında üniversitedeki projeler ve altyapılar desteklenmektedir.
1978 de kurulan, Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü, güneş enerjisi alanında eğitim ve araştırma yapmaktadır. Türkiye de PV uygulamalarını arttırmak için belediye ve diğer kuruluşların yaptığı projeleri de desteklemektedir. Toplam PV kurulu kapasitesi 24 kW'a ulaşmıştır. [28]
Sanayi Bakanlığına bağlı olarak 1990 yılında kurulan KOSGEB, küçük ve orta ölçekli kuruluşların Ar-Ge projelerini desteklemektedir. Enerji alanında projeleri de desteklemektedir.
1991 de kurulan TTGV, Ar-Ge faaliyetlerini Dünya Bankası fonları ile özel kuruluşları destekleyen sivil toplum kuruluşudur. Enerji alanında projelere fon sağlamaktadır.
1993'te kurulan Hacettepe Üniversitesi YETAM güneş enerjisi alanında birçok projeye imza atmıştır.
1994 yılında kurulan TEMEV, temiz enerji uygulamaları alanında Ar-Ge çalışmaları, eğitim-bilgilendirme-yayın faaliyetleri ile güneş enerjisi alanında bilinçlendirme çalışmalarına büyük katkı sağlamıştır. [29]
2003 yılında kurulan Harran Üniversitesi HÜGEM güneş enerjisi alanında araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdürmektedir.
Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü, 2008 yılında TÜBİTAK desteği ile birçok üniversitenin, kamu ve özel kuruluşun katılımı ile PV Ulusal teknoloji
Platformunun - UFTP kurulumuna öncülük etmiştir. Bu platformun amacı, PV teknoloji yol haritasını hazırlamaktır. [30]
DPT'nin mali desteği ile 2009-2011 yılları arasında kurulumu tamamlanacak olan
ODTÜ-GÜNAM güneş enerjisi alanında Ar-Ge çalışmaları yapacaktır.
1990 yıllarından bu yana Türkiye'de enerji alanındaki Ar-Ge çalışmaları gelişmiş ve yeni teknolojilere odaklanmıştır. Üniversitelerde gerçekleştirilen PV teknolojisi Ar-Ge çalışmalarına ilişkin bütçe artışları 1990 yıllarının ortalarından itibaren başlamıştır. Bu kaynak 1997'de 12 milyon ABD Doları'na ulaşmış, 2002'de 3.3 milyon ABD Doları'na düşmüştür. 2003 yılında 5.5 milyon ABD Doları olmuştur [31]. 2008 yılında TUBİTAK-TEYDEB'in Ar-Ge fonlarının (238,8 milyon TL - 111,04 milyon Euro) % 43,8'ini üniversiteler, % 44,2'sini özel sektör, % 12'sini kamu sektörü kullanmıştır [32]. TTGV'nin fonlarının 1991 ile 2008 yılları arasında 250 milyon ABD doları (347 milyon Euro) kısmı 650 proje için 500 firmaya kullandırılmıştır [33]. Bu artış ile kamu, üniversite, özel sektör de 2008 yılı Türkiye'nin Ar-Ge ye ayrılan fonlarının (6.892 milyon TL - 5.381 milyon ABD Doları) GSYH'ya oranı % 0.73'e ulaşmıştır. (Hedef GSYH'nın % 2'sidir) [34].
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, 2010-2014 yıllarını kapsayan stratejik planında; enerji arz güvenliğini, bölgesel ve küresel etkinlik, çevre ve doğal kaynakların korunmasını amaçlamıştır. Planın ana hedefi; tüketicilere yüksek kalitede, düşük maliyette güvenli ve çevresel duyarlılığı olan yöntemlerle enerji sağlayacak şekilde enerji alanında Ar-Ge projelerine 2014 yılında 50 milyon TL destek sağlamaktır. 2008 yılına göre enerji alanında Ar-Ge çalışmalarına ayrılacak mali kaynaklar 2015 yılına kadar % 100 arttırılmaktır. Bu hedefe ulaşmak için; Tablo 3-1 de görülen bütçeler ile verimliliği-etkinliği ve yerel kullanımı-kapasiteyi arttıracak; üniversite, özel kuruluşlarda ve Ar-Ge merkezlerindeki enerji alanındaki araştırma projelerinin destekleneceği hedefler oluşturulmuştur [35].
Ulusal fonlarda TUBİTAK, TTGV, DPT, Sanayi Bakanlığı SAN-TEZ program, KOSGEB ve Üniversitelerin araştırma fonları ve özel sektör araştırmalarının artması ile Türkiye bilim ve araştırma alanında son yıllarda ilerleme kaydetmiştir. Ancak, bu araştırma kuruluşları içerisinde enerji alanında ve özel de güneş enerjisi alanında yapılan Ar-Ge çalışmalarına ayrılan bütçeleri belirlemeye yönelik bir yöntem veya koordinasyon kurumu bulunmamaktadır. Her bir organizasyon kendi yönetim komitesi ile kendi kaynağından Ar-Ge desteklerini yönlendirmektedir. Bu sebeple; Türkiye'de uluslararası göstergeler ile karşılaştırılabilecek şekilde enerji ve güneş enerjisi alanında; yıllar içerisinde Ar-Ge projeleri sayısı ve ayrılan fonlara ilişkin konsolide bir veri bulunmamaktadır. Türkiye'nin enerji ve güneş enerjisi alanında uluslararası göstergelere göre nerede olduğunu tespit etmek amacıyla, bu alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşları kapsayan bir anket tasarlanmıştır. Enerji alanında faaliyet gösteren; 20 kamu kuruluşu-15'i ankete cevap göndermiş, 28 Üniversite - 13'ü cevap göndermiş ve 15 STK ve 233 özel kuruluşa anket gönderilmiştir. Cevap gönderen kamu kuruluşları ve üniversitelerin listesi aşağıda Tablo 3-2'de ve Tablo3-3'de verilmiştir.
(Devamı önümüzdeki sayıda) Yeni Enerji Dergisi


Ge®eklige®eksiz, Güneşten Gelen Enerji...

Hiç yorum yok: