Fatih Akın ve Lola Ödülleri

Almanya'nın ulusal sinema ödülleri Lola'ya Fatih Akın damgasını vurdu. Akın, 'Yaşamın Kıyısında' adlı filmiyle 3 milyon avro para ödüllü en iyi Alman filmi ödülünü almakla kalmadı, yönetmen, senaryo ve kurgu ödüllerinin de sahibi oldu.
Önceki gece Almanya'nın başkenti Berlin'de yapılan törende konuşan Fatih Akın, üç kere teşekkür ettikten sonra "Çok mutluyum. Sanatı ölçmek, değerlendirmek inanılmaz derecede zor. Filmleri ödüller için değil, hayat için yapıyorum" dedi. Nurgül Yeşilçay, Baki Davrak, Tuncel Kurtiz ve Alman sinemasının efsane oyuncusu Hanna Schgulla'nın rol aldığı film, Almanya ve Türkiye'de yolları kesişen bazı Türklerle Almanların hikayesini anlatıyor. Cannes Film Festivali'nde en iyi senaryo ödülü kazan, Oscar'da Almanya'yı temsil eden film, bu yıl ilk kez verilen Türkiye'nin ulusal sinema ödülleri niteliğindeki Yeşilçam Ödülleri'nde de en iyi yönetmen dehil dört ödül kazanmış, ancak en iyi filmi 'Mutluluk' almıştı.
Alman film ödüllerinde Gümüş Lola'yı Doris Dörrie'nin 'Kirschblüten-Hanamai' (Kiraz Çiçekleri), Bronz Lola'yı ise Dennis Gansel'in 'Die Welle' (Dalga) adlı filmi kazandı.

ge®eklige®eksiz, 4 ödül birden...

"Yerli Halklar İçin İklim Değişikliğinin Sonuçları Yıkıcı"

BM Yerli Halklar Üzerine Kalıcı Forum'un bu yılki teması küresel iklim değişikliği. Tarım alanları biyo-yakıtlara ayrılınca yerel topluluklar aç kalıyor ve yaşamsal değerde olan ormanlar ortadan kalkıyor. Çözüm için yerliler, karar süreçlerine katılmalı.
(BİA Haber Merkezi - New york)
24 Nisan 2008, Perşembe


Dünyanın dört bir yanından 3 bin 300 kişi iki hafta boyunca New York'ta yapılacak etkinlikler için toplanan Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Üzerine Kalıcı Forum için bir araya geldi.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, geçen yıl kabul edilen BM Yerli Halkların Hakları Deklarasyonu'nun ardından sekiz yıl önce kurulan forumun yeni bir rol üstleneceğini söyledi.
Bağlayıcı olmayan deklarasyon yaklaşık 20 yıl süren tartışmanın ardından kabul edilmiş ve dünyada yerli halklara mensup yaklaşık 370 milyon kişiyi ayrımcılığa karşı koruyan bir metin olarak çıkmıştı.
Metin kültürel haklar, dil, kimlik, çalışma hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı gibi alanlarda koruma sağlıyor.
Bu yılki forumun ana temasıysa küresel iklim değişikliği.
Ban Ki-moon "Yerliler dünyanın biyolojik çeşitliliğin en fazla olduğu bölgelerinde yaşıyorlar ve bu toprakların kadim sahipleri olarak çevresel değişimlerden en fazla onlar etkileniyor. Ekonomik ve sosyal sonuçlarını yakından yaşadıkları için küresel iklim değişikliğine verilecek tepkiye de ciddi katkı sunabilirler" dedi.
Forumun katılımcıları arasında üst düzey BM yetkililerinin, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenlerin yanı sıra, Bolivya'nın ilk yerli devlet başkanı olan Evo Morales de var.
Forum yöneticisi Victoria Tauli-Corpuz, özellikle tarım alanlarının biyo-yakıtlarda kullanılacak bitkilere ayrılmasının yerel toplulukların yaşamsal kaynaklarını kısıtladığını ve yer açmak için ormanların ortadan kaldırılmasına yol açtığını vurguladı.
Corpuz, birçok ülkede yerlilerin karar alma süreçlerinden dışlanmasının da endişe verici olduğunu belirtti. (EÜ/GG)



ge®eklige®eksiz, global warming - climate exchange...

Günün Menüsü: Açlık

Son zamanlarda dünyanın dört bir yanında açlık yüzünden savaşlar çıkmaya başladı. Zamlar yüzünden dünyada isyanlar başladı. Haiti kan gölü. Mısır ve Tunus'ta çatışmalar sürüyor...

İnsanlar bir tas prinç için savaşmaya başladı. Günümüzde açlıktan dolayı ölen milyonlarca insan var. Peki, bunun sorumlusu kim veya kimler?
Bir soru daha, siz en son ne zaman aç kaldınız?
Bir öğün atlayıp, aç kalmaktan bahsetmiyorum. Günlerce yemek yememekten bahsediyorum...

İnsanlar bir tas prinç, bir parça ekmek ve temiz su için savaşıyor.
Bunun sorumlusu tok olan ve daha zengin olmak için, aç olan insanların ağzındaki lokmayı alan insanlar.

Sömürülmüş, unutulmuş ve bir köşeye itilmiş, Afrika kıtası...

Bunca insanın açlıktan ölmesi senin ve benim suçum. Çünkü adaletsiz ve emperyalist bir dünyanın oyuncağı olmuş durumdayız...

Kendi hayat standartımızı yükseltmek için bir ömür boyu çalışıyoruz ve kendimize ben bunu hakederek kazandım diyoruz. Ama bir gerçeği unutuyoruz. Ben ve biz tokken, insanlar açlıktan ölüyorsa, bu doğru mu?

Dünyanın kendine özgü bir sistemi vardır. Homojenlik ve denge...
Bu sistemi alt-üst edenler, yine insanlar.

İnanların açlıktan ölmesinin sorumlusunun, bizler olduğunu düşünüyorum.

ge®eklige®eksiz, yükümlü olmadığımızı düşündüğümüz, sorumluluklarımız...

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı


ge®eklige®eksiz, Kutlu Olsun...

27. Uluslararası İstanbul Film Festivali



ge®eklige®eksiz, 27th International İstanbul Film Festival...

Salvador Dali - SSM

19.09.2008 - 19.01.2009

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Akbank'ın sponsorluğunda ve Gala-Salvador Dalí Vakfı'nın işbirliğiyle, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından, sürrealizm akımının temsilcisi Salvador Dalí'yi Eylül 2008'de ağırlamaya hazırlanıyor.

Salvador Dalí'nin kapsamlı bir retrospektifi niteliğini taşıyacak sergide; yağlıboya tablolar, çizimler ve grafiklerden oluşan 270 eserin yanı sıra, el yazmaları, fotoğraflar ve çeşitli dokümanlar yer alacak. Gala-Salvador Dalí Vakfı koleksiyonuna ait eserlerle, vakıf dışında gerçekleştirilen en büyük geçici sergi olma özelliğini taşıyacak sergi, 19 Eylül 2008 - 19 Ocak 2009 tarihleri arasında izlenebilecek.

Serginin küratörü Montse Aguer Teixidor, İstanbulluların Salvador Dalí'yi ve onun olağanüstü sürreel dünyasını sergi sayesinde daha yakından tanıyacak olmasının altını çiziyor: "Sergi, eşsiz, yenilikçi, yetenekli ve farklı bir sanatçı olan Salvador Dalí'yi, ilk kez İstanbullularla buluşturacak. Bu evrensel ve provokatif sanatçının düşüncelerini, saplantılarını, ikonografisini ve olağanüstü sürreel dünyasını herkesin anlayabilmesini, daha yakından tanımasını sağlamayı amaçlıyoruz."

Gala-Salvador Dalí Vakfı Hakkında
Salvador Dalí Biyografisi
Sürrealizm Hakkında
Ramon Boixadós Malé Biyografisi
Montse Aguer Teixidor Biyografisi

( SSM )

ge®eklige®eksiz, Salvador Dali, 19.09.2008 - 19.01.2009 tarihlari arasında İstanbul'da...

İsimsiz


Çiğdem Gökçen
Marmara Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi
Resim Bölümü 3. sınıf
Karışık Teknik
01.04.2008

ge®eklige®eksiz, güzel bir çalışma...

Makul


“MAKUL”
4 -25 nisan
Açılış: 4 nisan,cuma 18:00-21:00

Hafriyat Karaköy, 1993 yılından beri faaliyet gösteren lezbiyen/gey/biseksüel/travesti/transseksüel dayanışma derneği Lambdaistanbul’un düzenleyicisi olduğu “Makul” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Resim, heykel, seramik, fotoğraf, video, performans, yerleştirme gibi farklı disiplinlerde çalışan 30 sanatçı/sanat kolektifinin katılımıyla gerçekleştirilecek olan “Makul”, Lambdaistanbul’un ilk büyük ölçekli sergisi olma niteliğini taşıyor.

Sergi, toplumsal cinsiyet ve heteroseksizm kavramları çerçevesinde LGBTT bireylerin kimlik politikaları, yaşam deneyimleri ile maruz kaldıkları baskılar ve bu baskılar karşısında geliştirdikleri direniş pratiklerini sanat yapıtlarıyla sorunsallaştırmayı hedefliyor. Sanatçılar cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği üzerine üretilen algıları aile, militarizm, sansür, cinsiyetçilik, beden temsili gibi bağlamlarda tartışarak, bireyin toplum ve iktidar odakları tarafından nasıl sınıflandırıldığı, denetlendiği ve normalleştirildiğine dair ipuçları veriyor.

Açılışta sizi aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Açılış performansı: Çıplak Ayaklar Kumpanyası

www.lambdaistanbul.org
www.hafriyatkarakoy.com

ge®eklige®eksiz, makul...

Expo 2015'i Milano Kazandı

Dünyanın en büyük uluslararası organizasyonlarından biri olan EXPO 2015'i İzmir'in rakibi Milano kazandı. 152 ülkeden 151'inin katıldığı oylamada İzmir'in 65 oyuna karşılık 86 delegenin oyunu almayı başaran Milano EXPO'ya 3. kez ev sahipliği yapma hakkını kazandı.
Türkiye saatiyle 18.15'te başlayan oylamanın sonucunu genel kurul salonu önünde bekleyen Türk heyetinden bir grup "İzmir kazandı" diye bağırınca bir anda ortalık karıştı. "İzmir" tezahüratlarıyla salonun önü yankılanmaya başladı.
Hemen yan tarafta bulunan İtalyanlar şaşkınlık içinde olanları takip ederken, genel kurul salonundan çıkanlar aracılığıyla daha oylamaya geçilmediği öğrenildi. Ancak, bu kötü şakanın ardından birçok basın mensubu "İzmir kazandı" şeklindeki bilgiyi Türkiye'deki merkezlerine ulaştırdı. Bu sırada, birçok TV kanalı canlı yayında oylamayı İzmir'in kazandığını duyurdu.

Gelen bu haber tüm Türkiye'de sevinç yarattı. Hatta, çıkan bu haberler İtalya'ya kadar ulaştı. İtalya'da sonuçları bekleyen İtalyanlar'ın bu haberle üzüntü duydukları bildirildi. Ancak, TV'ler İzmir'in kazandığını duyurmasına rağmen dakikalarca oylamanın net sonuçlarını veremedi. Bu sırada Paris'ten oylamanın daha sonuçlanmadığı ilk gelen haberlerin yanlış olduğu bilgisi geldi. Paris'ten gelen bu haberle herkes şok oldu. Bunun ardından ise, yanlış haberle yaşanan kısa süreli sevincin yerini gergin bir bekleyiş aldı. Bu arada Paris'te yapılan şakanın ortaya çıkmasının ardından oylama bitmeden bir ara bazı İtalyanlar'ın da sevinç gösterisi yaptığı görüldü. Ancak İtalyanlara da oylamanın devam ettiği bilgisi verilince, iki grup birlikte sonucu beklemeye devam etti.
143. BİE Genel Kurulu'nun dün sabah 09.30'da başlayan ilk oturumunda Kasım ayında yapılan 142. Genel Kurul değerlendirildi. 2008 EXPO'suna yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi ve çalışma komisyonları raporlarını sundu. Genel kurulun öğleden sonraki oturumu ise, Milano ve İzmir yarışına sahne oldu. Milano'nun sunumuyla başlayan ikinci oturum, İzmir'in sunumuyla devam etti.

Ardından oylamaya geçildi. İzmir'in 3 Mayıs 2006'daki adaylık başvurusunun ardından, İtalya'nın 30 Ekim 2006'da yaptığı başvuruyla iki kent arasında başlayan ve 518 gün süren yarış da bu oylamayla noktalandı. Hiçbir basın mensubunun ve izleyicinin alınmadığı Paris Kongre Merkezi'ndeki oylama dijital olarak gerçekleşti. Uluslararası Sergiler Bürosu'na (BIE) üye 152 ülkeden 151 delege kendilerine dağıtılan dijital kartlar ile oylarını kullandı. Oylama öncesi İzmir için 1, Milano için 2, çekimser oy için de 3 numaralı butona basılacağı açıklandı. Ellerindeki dijital kartlara basarak oy kullanan delegeler, butona basarak 5 dakika içinde tercih ettikleri ülkenin butonuna bastı. Ancak 3 deelgenin dijital kartları kullanamaması nedeniyle 5 kez yeniden bu delegelere oy kullandırıldı. Teknik arıza 5. oylamanın ardından giderildi.

Oylama sırasında tüm davetliler genel kurul salonundan çıkarılırken, sadece oy kullanacak delegeler ile VIP davetliler salonda bırakıldı. Türkiye'den ise salona Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dışişleri bakanı Ali Babacan, milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye başkanı Aziz kocaoğlu, İzmir ticaret odası Başkanı Ekrem Demirtaş ile bazı EXPO yürütme kurulu üyeleri alındı. İzmir'in adaylığı için lobi faaliyetlerinde bulunmak üzere Paris'e gelen Türk heyetinin bir bölümü oylama sonucunu genel kurul salonu kapısında bir bölümü de İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ticaret Odası tarafından oluşturulan özel salonlardan takip etti. Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, büyükelçiler, milletvekilleri, belediye başkanları, oda ve borsaların başkanları ile meclis üyeleri Paris Kongre Sarayı'nda kendileri için ayrılan bu özel salonlara kurulan dev ekrandan her iki kentin sunumunu ve oylama sonucunu izledi.
Ancak gelen oylama sonucu Paris'teki 700'ü aşkın İzmirli arasında büyük hayal kırıklığı yarattı. Suratlar bir anda asılırken İtalyanlar'ın sevinç gösterileri başladı. İzmirliler ise, İtalyanlar'ı tebrik ettikten sonra kongre merkezinden ayrıldılar.

BEŞ KITADAN 5 GENCİN SORULARI

1- (Coming to Life) Will children everywhere be able to grow up healthy?
(Hayata Geliş) Her yerde çocukların sağlıklı büyümesi
mümkün olabilecek mi?
2- (A Healthy Environment) Can we learn to protect our environment and our water sources?
(Sağlıklı Çevre) Su kaynaklarını korumayı öğrenebilecek miyiz ?
3- (A World of Equality) Can we provide a world where the physically challenged are able to lead active lives?
Engellilerin de gerçek anlamda hayata katıldıkları bir dünya oluşabilecek mi?
4-(Health Services) Will everyone have sufficient access to healthcare?
(Sağlık Hizmetleri) Herkes sağlık hizmetlerinden eşit derecede faydalanabilecek mi?
5- (Cooperation) Can we really work together in a world plagued by so many wars and conflicts?
(İşbirliği) Bunca savaş ve çatışma varken el ele verebilecek miyiz?

ge®eklige®eksiz, Expo Milano 2015 - Italy...