Maradona - Tanrı'nın Eli

Hakkında sayısız kitap yazılmış, birçok şarkı bestelenmiş, tartışmalar yaratmış Diego Armando Maradona'nın hayatı bu kez beyazperdelerde. Dünyaca ünlü, efsane futbolcu Maradona'nın hayatını konu alan "Maradona- Tanrı'nın Eli" filmi 30 Kasım'da yani bugün vizyona giriyor.
Futbolu sevenlerin bu filmi kaçırmayacağından emnim. Çünkü Maradona gelmiş geçmiş en iyi futbolcudur, çoğu futbol severin gözünde. Kıvraklığı, zekası, hızı, tekniği, liderliğiyle gelmiş geçmiş en iyi 10 numaradır...

İngiltere'ye eliyle attığı o unutulmaz gol sonrası, maçtan sonra spiker eliyle attığı golü sorduğunda, verdiği yanıt "Tanrı'nın Eli" olmuştu.
Neredeyse bütün takımı çalımlayıp, İngiltere'ye attığı gol de unutulmazlar arasında.

Aykırı olmayı seçen bir figürdü Maradona. Dünyada istediği her kulüpte futbol oynayabilecekken ismi duyulmamış Napoli'yi tercih etmiş. Temiz bir kariyer oluşturup, insanların her yönüyle örnek gösterebilecekleri bir yıldız olarak kalmaktansa, aykırılığı seçmiş. Başarılarla yükselen, uyuşturucu yüzünden alt üst olan, inişli çıkışlı yaşam hikayesi, bu büyük idolü daha da ilginç kılıyor.
Sevinçler, mutluluklar, başarılar kadar üzüntü ve acılar da var yaşamında. Yani sinema için biçilmiş kaftan Maradona'nın öyküsü. Son 30 yılın en büyük idollerinden, sıra dışı futbolculuğuyla, Diego Armando Maradona'ya yakından bakmak için, bu film iyi bir fırsat.

gerekligereksiz Tanrının Eli...

Polis! Dur, Yoksa Ateş Ederim


Polislerin yetkileri arttırıldıktan sonra, olan olayları okudukça tüylerim diken diken oluyor.

Nijeryalı Festus Okey'in öldürülmesi, Baran Tursun'un dur ihtarına uymaması ve başından vurulması, Ferhat Gerçek'in sakat kalması, Feyzullah Ete'nin göğsüne tekme atılarak öldürülmesi...

Festus Okey soruşturması devam ediyor ve en önemli delillerden biri olan tişört kayıp. Olay yeri incelemede, Festus Okey'i öldüren poliste vardı. Ayrıca elinde barut kalıntısı yoktu. Ellerini yıkaması ve tişörtün kaybolması garip bir durum.

Baran Tursun'un İzmir bornovada aracıyla giderken polisin dur ihtarına uymaması sonucunda ihtar ateşiyle başından vurulmasıda garip bir durum. Ayrıca, Baran Tursun'un arkadaşlarının anlatımına göre, bulundukları araca sadece arkadan selektör yapıldı, megafon ve siren uyarısı yoktu.

Ferhat Gerçek, bayilerde yasal olarak satılan sol içerikli 'Yürüyüş' dergisini satmak için sokaklardaydı. Polisle çıkan arbede sonrası vuruldu. 19 yaşındaki Gerçek bir daha yürüyemeyecek.

Feyzullah Ete, evinin hemen yanındaki parkta arkadaşıyla oturuyordu. İki arkadaşı kaldırmak isteyen polisler "Mahallenin çocuğuyuz" yanıtına sinirlendi. Kalkmak istemeyen Ete, göğsüne aldığı tekmeyle yere yıkıldı, hastaneye kaldırıldığında ölmüştü.

Bu olayları yaşamamız gerçektende çok garip. Güvenliğimizi sağlamakla yükümlü olan polislerin bu olayların baş rolünde olmaları, güvenliğimizin çok güvensiz olduğunun göstergesidir bence...

Şiddete meyyalim vallahi dertten...

gerekligereksiz 3 silah, 1 tekme...

Guinness / Evolution


Guiness/Evolution, 2006 yılında ödüllere doymamıştı. AMV BBDO, tarafından yapılan reklam çok güzel olmuş.
Videoları yeni izledim ve gerekligereksiz buldum.
Görseli yaklaşık bir yıl önce elma+alt+shift'te görmüştüm, yanlış hatırlamıyorsam tabii. Çok başarılı bulmuştum.
Guinness reklam işlerinden seçmeler... (2 video, 1 görsel)



gerekligereksiz yan masadan Guinness yollandı...

Robert Mckee - Reklamda Hikaye Kurgusu / ''Story Semineri''

HİKAYESİ OLMAYAN REKLAM İŞ YAPMAZ!

Robert Mckee 2. kez İstanbul'da.
Bugüne kadar 50 binden fazla kişiye hikaye inşa etmenin inceliklerini anlatan, birçok popüler film ve dizinin senaryolarında öğrencilerinin imzası olan, senaryo hocası Robert McKee, ''Story Semineri'' için 27 Kasım 2007'de İstanbul'da olacak.


SEMİNERİN KONU BAŞLIKLARI:

1) İkna sanatı:Açıklamak mı, hikaye etmek mi?
2) Hikaye neden satar?
3) Hikayede yaratıcılık mücadelesi.
4) Hikayeyi tasarlamak.
5) Dönüm noktaları, duygusal dinamikler, kurgu/ödül, seçim yapmanın doğası.
6) Sahne sıralama ve bağlama.
7) Anlatım: Karakterleri, canlandırma, hikaye kurgusu, alt hikaye.
8) Karakterlerde boyut ve kurgulama prensipleri.
9) Metin: Betimleme diyalog estetik.
10) Sahne analizi: Metin ve alt-metin, diyalogla kurgu mu, aksiyonla kurgu mu?
11) Hikaye nasıl işe yarar: Örnekler ve tartışma.

Başvuru: Alper Barış - İlkem Aslan
Telefon: (0212) 282 26 40 / 138-117
Fax : (0212) 282 2632
alperbarıs@kapital.com.tr
ilkemaslan@kapital.com.tr

gerekligereksiz bir seminer...

4. Akbank Kısa Film Festivali

Festival 7 bölümden oluşuyor.

FESTİVAL KISALARI, YARIŞMA DIŞI, ULUSLARARASI BÖLÜM, KISADAN UZUNA, BELGESEL SİNEMA, CANLANDIRMA KISALAR, ÖZEL GÖSTERİM.

3-13 Aralık 2007 tarihlerinde bizlere sunulanlar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7...

1) FESTİVAL KISALARI:
1- Yol - 11' 45''
2- Kontrol - 8'
3- Ayazda - 16’
4- Beşinci Mevsim - 22'
5- Buzlar Kırılınca - 14'
6- Bilinçaltı Genelevi - 10' 43''
7- Yaban - 17'
8- A Possible End - 9'40''
9- İntihar Ederdim - 15'
10- Beyrut'a Gittiğimi Anneme Söylemeyin - 29'50''
11- Camgöz - 22'
12- Unus Mundus - 3' 30''
13- Ayak Altında - 18' 52''
14- Kilidin Ne Tarafı Hücre? - 23'17''
15- Her Gün Aynı - 17'59''
16- Bir Dilimli Aşk Hikayesi - 8' 43''
17- Bir Cinayetin İki Öyküsü - 16' 59''
18- Son Mevsim - 11' 27''
19- Karanlığın Gözleri - 29'
20- İnsan Kokusu - 12'
21- Yarın - 7'24''
22- Kardeşim - 14'20''
23- Araf - 10' 40''
24- Vidalar - 10'
25- Sis - 29'
26- Bakire Ada - 9'55''
27- Three Bodies - 9'
28- Bitmeyen Makara - 23'
29- Güvercin Taklası - 15'50''
30- Sokak Çocukları - 24'17''


2) YARIŞMA DIŞI:
1- Codehunters - İngiltere - 9’
2- Nightmare Before Kurban Bayramı - Türkiye - 5'30’
3- Kafa - Türkiye - 2’
4- Şıpsevdi - Türkiye - 4’
5- Borg - Ukrayna - 11'
6- En El Hoyo - İspanya - 24’
7- Dos Veces - İspanya - 24’
8- Tide - Türkiye - 3'50''
9- Kimsenin Evcili - Türkiye - 6'31''
10- Noise - İran - 8'15''
11- DVD - İspanya - 17'
12- Demir Çarık Demir Asa 1 Arayış - Türkiye - 50'

3) ULUSLARARASI BÖLÜM:
1- Resistance Aux Tremblements - Fransa - 15’
2- Ahora Todos Paracen Contentos - Arjantin - 24’
3- Bomb - ABD - 14’
4- Der Ostwind - ABD - 10'40''
5- Ricochet - Fransa - 6’
6- Amin - Fransa - 8’
7- Voor Een Paar Knikkers Meer - Hollanda - 11’
8- The Oates' Valor - ABD - 14’
9- Het Zusje - Hollanda - 9’
10- Motodrom - Almanya - 9’
11- Terra Incognita - İsviçre - 18’
12- Hairlady - ABD - 8'12''
13- Il Supplente - İtalya - 15’
14- Cielo sin ángeles - İspanya - 16’
15- Lo Importante - İspanya -11’
16- El Prestidigitador - İspanya - 9’
17- El Niño que quiso tocar el cielo - İspanya - 12’
18 El Revelo - İspanya - 8’
19- Sarean - İspanya - 4’
20- Máquina - İspanya - 16’
21- Hinterland - Fransa - 28’
22- Fair Trade - Almanya, Fas - 15’
23- 67 - Avustralya - 4’
24- Brædrabylta - İzlanda - 21’
25- Ah Ma - Singapur - 14’

4) KISADAN UZUNA:
Virgil Widrich - Derviş Zaim Kısa Filmleri
Copy Shop - Virgil Widrich - 12’
Fast Film - Virgil Widrich - 14’
Rock Around The Mosque - Derviş Zaim - 30’

Virgil Widrich
Heller Als Der Mond - 88’

Derviş Zaim
Tabutta Rövaşata


5) BELGESEL SİNEMA:

Coşkun Aral
Pamir’den Van’a Özgürlüğün Nal Sesleri - 60’

Coşkun Aral
Bozkırın Gücü Kangal - 50’


6) CANLANDIRMA KISALAR:
1- La Dama En El Umbral - İspanya - 14
2- Hard Boiled Chicken - Hollanda - 4'40''
3- Bare - ABD - 3’
4- Final Journey - Almanya -11’
5- Sports and Diversions - ABD - 4'
6- The Runt - Almanya - 10'05''
7- The Ballad of Mary Slade - İngiltere - 3'36''
8- Everything will be OK - ABD - 17’
9- The Cleaner - İsviçre - 2'44'' Canlandırma Kısalar (B)
10- One Rat Short - ABD - 10’
11- Horn Ok Please - İrlanda - 9’
12- STOP Female Foeticide - Hindistan - 2'
13- The Bat and The Butterfly - Avustralya - 5’
14- ARK - Polonya - 8’
15- Haunted Hogmanay - İskoçya - 30’
16- Violeta - İspanya - 9’
17- Fetch - İskoçya - 1'15’


7) ÖZEL GÖSTERİM:
1- 2 Süper Film Birden - Murat Şeker - 96’

Kaynak: Akbansanat, Kısafilm

gerekligereksiz uzunlu-kısalı filmler...

En İyiler Belli Oldu

19.ULUSLARARASI İSTANBUL KISA FİLM FESTİVALİ
KISA FİLM VE BELGESEL YARIŞMASI SONUÇLANDI


EN İYİ BELGESEL:

GÖLÜN KADINLARI / WOMEN OF THE LAKE

Belgesel / Documentary 24' Renkli / Color 2007
Film, Bursa Gölyazı Köyünde geçim sıkıntısı yüzünden kocalarıyla birlikte balıkçılık yapmak zorunda olan kadınların zorlukları ve sıkıntılarını anlatmaktadır.

Film is about women in Bursa-Gölyazı who have to work with their husbands as a fisherwomen, and their hard circumstances at home and at the lake.
Yönetmen / Director : Emine Emel Balcı

EN İYİ KURMACA:
KAYIP ZAMAN DÜŞLERİ / THE DREAMS OF LOST TIME

Kurmaca / Fiction 15' Renkli / Color 2007
Hatıralardan kurtulmak ve ilk ana dönmek için, zamanı durdurmak telaşında olan bir insan, geçmişine giderek yaşadığı çocukluğu, gençliği yeniden bulma ve onda kalma gayretiyle rüyadan rüyaya gider.

A human who is anxious to stop the time, in order to get rid of memories and return to the firs moment, travels from dream to dream in search of her childhood and her youth, but at last�
Yönetmen / Director : Faysal Soysal

EN İYİ CANLANDIRMA:
BAŞKA DİYARLARIN ÇOCUKLARI / THE CHILDREN OF THE OTHER LANDS

Canlandırma / Animation 4' Renkli / Color 2006
Çocukluğumuza dair en keyifli anlarımız neydi? Ya kabuslarımız? Peki başka diyarların çocukları ve onların anıları? İllüstrasyon, desen, gravür ve fotoğraflarla yapılmış kolajlardan oluşan bir 2D animasyon.

What were our favorite moments from childhood? What were our nightmares? What about the children of the other lands and their memories? A 2D animation made up of collages from illustrations, drawings, etchings and photographs.
Yönetmen / Director : Nazlı Eda Noyan / Dağhan Celayir

EN İYİ DENEYSEL:
UĞUR KAYMAZ'LAR HAKKINDA / ABOUT UGUR KAYMAZ

Deneysel / Experimental 5' Renkli / Color 2006
Türkiye'nin güneydoğusunda devam eden savaşın insanları nasıl dağıttığının, nasıl topraklarından ailelerinden ayırdığının, kiminin hapse, kiminin toprağa gittiği bir sürecin uğur kaymaz olayı üzerinden hissettirdikleri.

The film revolves around the Uğur Kaymaz case and metaphorically refers to the war in the Southeastern Turkey , which seperates people from their families, sending them to jail or to grave.
Yönetmen / Director : Burkay Doğan


gerekligereksiz kısafilm...

Kırismıs - christmas

Geçen akşam yani cuma akşamı Adın'da Kipa'ya gittim. İçeri girer girmez bir bayram havası.
Şöyle bir baktım; çanlar, çam ağaçları, kırismısı simgeleyen kırmızı süslemeler ve camlarda kar desenleri...

Kırismıs hazırlıkları var. Neden? Çünkü, yılbaşı adı altında kırismısı kutlamayı bekliyoruz sabırsızlıkla. Hıristiyanlık gelenek ve göreneklerini fazlasıyla benimsemişiz.
Aferin bizlere...

Dini ve milli bayramlarımız sadece arife günlerinden ibaret nedense. Ama yılbaşı öyle mi? Haftalar hatta aylar öncesinden kırismısı kutlamak için hazırlıklar yapıyoruz. Yapmasak bile görsel anlamda bize dayatılıyor. Alış-veriş merkezleri, süper marketler hepsi yılbaşı hazırlığında.

Etrafınıza bakın, çamlar,çanlar, noel babalar, kırımızı donlar ve kar süslemeleri ile karşılaşıyoruz...

''Kırismısımız kutlu olsun hepimizin...'' Pes doğrusu, bu kadar da olmaz ama özenmişlik...

gerekligereksiz christmas değil, kırismıs...

Asya Pasifik Sinema Ödülleri ve Erkan Can

Yönetmenliğini Özer Kızıltan'ın yaptığı "Takva"nın başrol oyuncusu Erkan Can, Asya Pasifik Sinema Ödülleri kapsamında "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü aldı.

Bu yıl birincisi düzenlenen ve bölgenin "Oscar"ı olarak nitelendirilen Asya Pasifik Sinema Ödülleri sahiplerini buldu.

Asya Pasifik Sinema Ödüllerine 3 dalda aday gösterilen, yönetmenliğini Özer Kızıltan'ın yaptığı, senaryosu Önder Çakar'a ait "Takva" filminin başrol oyuncusu Erkan Can, "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü aldı.

Avustralya'da düzenlenen ödül törenine dizi çekimleri nedeniyle katılamayan Erkan Can, yaptığı açıklamada, "Biz, tüm ekip olarak çok sevindik ve gurur duyduk. Takva filminin dünya sinema tarihinde ilk sıralarda yer alması çok önemli. Almış olduğumuz her ödül bize manevi destek olarak geri dönüyor. Asya Pasifik Sinema Ödüllerinde bana layık görülen en iyi erkek oyuncu ödülü de Oscar yolunda çok önemli bir adım oldu" dedi.


gerekligereksiz En İyi Erkek Oyuncu Ödülü...

Kaz Dağları'nda Çıplak Hareket

'Küresel ısınmayı, siyanürlü altını ve dünyaya zarar veren insan elinden çıkma her şeyi' nü fotoğraflarla protesto etmeye karar veren fotoğraf sanatçı Niko Guido, 'Çevre İçin Çıplak Hareket' adını verdiği eylemlerini Kaz Dağları'nda başlattı. Ancak ilk adımda aradığı desteği bulamadı.

'Ölü altın bedenler' adlı çalışması için Greenpeace dahil çeşitli sivil toplum örgütleriyle görüşen, Facebook'ta gönüllü çıplak model arayan Guido, kırgın: "En az 20 kişi bekliyordum, sadece yedi kişi cevap verdi. Üçü kısa sürede vazgeçti. Avrupa'da böyle bir proje için binlerce insan seve seve soyunur. Yola çıktığımızda sadece dört model vardı. İkisi yolda fikrini değiştirdi. Çünkü çekim yapılacak alanda onlarca köylü mantar topluyordu. Modellerden biri soyundu ama poz veremedi. Geriye kalan tek model 150 farklı poz verdi. Bu pozların arasından 18'ini seçtim ve tek bir karede topladım."

Eylemlerine devam edecek
Çıplaklıkla doğanın parçası olduğumuzu ve parçası olduğumuz doğayı koruma mesajını vermek isteyen Guido, 'Çevre İçin Çıplak Hareket' çekimlerine devam edecek. Asıl adı Necip Yanmaz olan, uluslararası sanat dünyasında kolay tanınmak için Niko Guido adını kullanan Guido birçok yerli-yabancı dergiye çekim yapıyor. Guido, geçen yıl 'Su Perisi' adlı fotoğrafıyla uluslararası bir internet sitesinden ödül almıştı.

gerekligereksiz Radikal'den alıntı...

Güzel Bir Tesadüf

Yarın üç tane sınavım var. Ders arası verdim ve karşıma ne çıktı dersiniz? Nina Simone.
Hallice'de gezintiye çıkmıştım ve bir dakika öncesinde kafamı dağıtmak için Nina Simone dinlemiştim.
O güzel Nina Simone çizimine bakarak ve tekrar Nina Simone'u açıp ''Ain't Got No...I've Got Life'' dinlerken doya doya o güzel çizime baktım.
Ders arası olarak, güzel bir Nina Simone çizimi ve Nina Simone'dan ''Ain't Got No...I've Got Life''...


gerekligereksiz ders arası...

Redbull Hikaye Yarışması / Redbull Story Contest


Tüketici ve son kullanıcı ile interaktif ilişki kurarak onları deneyimin bir parçası yapmak son yılların pazarlama metodlarından önemli bir tanesi. Ne mutlu ki teknoloji, müşteriler ve reklam ajansları tüketicilerin kontrol gücünü artırmayı akıl ettiler. Artık deneyimin bir parçası değil, deneyimin ta kendisi olabiliyoruz. Buradan bakabilirsiniz.
Interactive marketing and creating user oriented experience is one of the most trendy tool for marketing in recent years. Now, consumers are enriched with bigger guns. Not only they share the experience, they create it. Such as this one. Redbull’s last interactive web site allows you to submit your own story. If its voted best in the website, it will be filmed and produced. Here.


gerekligereksiz Elma+Alt+Shift'ten araklama haber...

The Resurrection



gerekligereksiz kısa bir seyirlik...

10 Kasım


gerekligereksiz huzur içinde yat atam...

Osman Hamdi Bey

Osman Hamdi Bey, kendi kuşağının diğer sanatçıları arasında bir kültür adamı kimliğiyle sivrilmiş ve ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur. Osman Hamdi, dönemin sadrazamı İbrahim Edhem Paşa'nın oğludur. Babası tarafından hukuk öğrenimi görmek üzere 1860 yılında Paris'e gönderilmiştir. Batı kültürüyle yetiştiği bir aile ortamından çıkan Osman Hamdi, Paris’te bir yandan hukuk öğrenimini sürdürmüş diğer yandan Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu'nda ve özel atölyelerde resim dersleri almıştır. Sanat alanındaki gelişmelerin merkezi konumundaki Paris'te, orieantalist ressam Jean- Leon Gerome'un atölyesinde çalışmıştır. Batının, doğuya ve Osmanlı’ya yönelik tutumunun ön yargılı ve bir anlamda küçümseyici olduğu, Osmanlı topraklarını bir sömürge alanı olarak görmeye başladığı bir dönemde Avrupa'da orientalist resimler özel bir ilgi alanı oluşturmaktadır. Bu resimler bir yandan farklı bir kültürün kapılarını aralarken öte yandan da bu kültüre batının bakış açısını ortaya koymakta, doğu insanını hiçbir şey yapmayan, tembel ve yabanıl yönleriyle yansıtmaktadır. Bu dünyanın kadını ise, daha çok harem sahnelerinde çıplak olarak ve cinsel obje kimliğiyle ön plana çıkartılmıştır.

Üslup açısından akademik anlayışa bağlı olan ve bir yenilik getirmeyen oryantalist resmin en önemli temsilcilerinden Gerome'un Paris'teki atölyesi, aynı zamanda doğuya ait çok sayıda objenin bulunduğu küçük bir müze gibidir. Ancak Osman Hamdi Bey, içinden çıktığı kültürün gerçeklerini bilmektedir ve resimlerinde hocasının anlayışına karşı çıkan bir yaklaşımı benimseyecektir. 1867'de Paris Dünya Sergisi'nin hazırlık çalışmalarına da katılmış olan Osman Hamdi'nin resim kariyeri ve sanat görüşü büyük ölçüde Paris döneminde biçimlenmiştir.

1869'da Paris'ten ayrılan Osman Hamdi'nin yaptığı arkeolojik kazılar, ülkenin topraklarına ait kültürel değerleri sahiplenme bilinciyle çıkardığı Eski Eserler Kanunu, kurduğu Arkeoloji Müzesi ve güzel sanatlar alanında eğitim veren ilk kurum olan Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi ile, bu süreçte bir kültür adamı olarak çok önemli etkinliklere imza atmıştır. Bu yönüyle Türkiye'de arkeolojiyi başlatan ilk kişi olarak da bilinir. Müzenin ve Sanayi-i Nefise(1883)'nin müdürlüklerini de üstlenmiş olan bu çok yönlü kişilik, bir yandan da sanatsal üretimini sürdürmüş, düzenlenen az sayıdaki sergiye de katılmıştır.
1884 yılında eski eserlerin yurt dışına çıkarılmalarını yasaklayan ve o gün için Türk müzeciliği ve eski eserlerin korunması bakımından büyük bir adım olan Asar-ı Atîka Nizamnamesi'ni çıkararak uygulamaya koydu.

Osman Hamdi Bey Nemrud Dağı, Lagina Tapınağı ve Sayda'da kazılar yaptı. Sayda kazısında bulduğu ve arkeoloji dünyasının baş yapıtları kabul edilen, aralarında İskender Lahdi'nin de bulunduğu lahitler ve diğer eserlerin sergilenmesi için, büyük bir ileri görüşlülükle ilk Türk müze binası olan bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin 1881 yılında temelin attı ve 1891'de hizmete açtı.


Osman Hamdi Bey'in resimleri, bir anlamda batının orientalizmine bir tepkidir. O, kendi içinden çıktığı kültürü tüm gerçekliğiyle ifade etmiştir. Resimlerinin çoğunda vermek istediği bir mesaj vardır.


Osman Hamdi Bey'in bazı eserleri,

Kahve Ocağı (1879), Haremden (1880), İki Müzisyen Kız (1880), Kuran Okuyan Kız (1880), Çarşaflanan Kadınlar (1880), Vazo Yerleştiren Kız (1881), Gebze'den Manzara (1881), Çekik Gözlü Kız-Tevfika (1882), Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız 1, Türbe Ziyaretinde iki Genç Kız 2 (1890), Feraceli Kadınlar (1904), Pembe Başlıklı Kız (1904), Kaplumbağa Terbiyecisi (1906), Mimozalı Kadın (1906), Şehzade Türbesinde Derviş (1908), Silah Taciri (1908), Beyaz Entarili Kız (1908), Sarı Kurdeleli Kız (1909) 'dır.
Resimlerinde sık sık, Kandiller, Rahleler, Kuran muhafazaları, Kitaplar, Şamdanlar, Halılar, İşlemeli Örtüler, Silahlar, Ayakkabılar, Hat levhaları, Musiki aletleri, Tenteler, Şemsiyeler, Köpekler, Kuşlar, Lahitler (Türbe iç mekanları), Buhurdanlıklar, Buhur Dumanı, Çiçekler ve Vazolar kullanan ressam olup, yapıtlarında kullandığı insan tipleri şunlardır; kendisi, karısı, ailesi, gebze ve ev halkı. Ayrıca bir tablosunda üç tane figürde de kendisini kullanmıştır.

Sanayileşen Batı'nın Doğu'yu sömürgeleştirmesinin resim sanatına yansıması olan Orientalizm akımının son yıllarında (1860- 1869 döneminde), Paris'te Gerome'un öğrencisi olan Osman Hamdi Bey'in ülkesine döndükten sonra gerçekleştirdiği yapıtlarında Doğu ile Batı'nın, inanç ile aşkın, yaşam ile ölümün ikileminin izleri sürülebilir. Onun yaşamının ve sanatının bir başka belirleyici olgusu, yeni gelişen arkeoloji biliminin Ön Asya'daki en önemli etkinliklerinden birisinin yaratıcısı olmasıdır: İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin kuruculuğu ve otuz yıla yaklaşan bir süre onun Müdürlüğü ve sayısız önemli kazının yönetimi gibi. Binlerce yıllık sanat yapıtlarının korunması için harcadığı çabalar, ressamın yaşamın anlamı ve gelip geçiciliğinin hüznünün onun içine işlemesinde etken olmuş olmalıdır.


Kaynakça:
GÜREL, H.Nur; "Osman Hamdi Bey ve İkonografisi", Genç Sanat, Şubat 1999.
Sanal Müze


gerekligereksiz Osman Hamdi Bey...

Küresel Isınma'nın Tarıma Etkisi

Küresel ısınma, hayatımıza son senelerde yerleşti. Araştırmalar ve tahminler yapılmaktaydı, yetkililer gereken özeni göstermedi...
Küresel ısınma doğrudan hayatımızı etkilemektedir.

Tarıma etkisi; tekstil, içki, konserve, reçel, sofralık sebze ve meyve, turşu, hayvansal üretim ve yağ (ay çiçek yağı, zeytin yağı, mısır özü yağı) sektörüne doğrudan etkisi vardır.

Bitkilerin optimum düzeyde gelişme göstermesi için gerekli doğal koşulların değişmesi, kuraklık ve su kaynaklarındaki yetersizlikten dolayı, kalite ve verim açısından büyük zararların oluşmasına neden olmaktadır.

Tekstil, pamuk üretiminin kuraklık nedeniyle kalite ve verimini doğrudan etkiledi. Bunun sebebi ise, pamuk üreticilerinin genel olarak çiftçi kesimi olması ve ilkel (geleneksel) tarım yapılmasıdır. Maddi yetersizlikten, gerekli olan, gübre, ilaç, sulama ve bakımı yapamamaktadırlar.

İçki sektöründe, üzüm, arpa, buğdayın yetiştirilmasinde yaşanan zorluklar nedeni ile pazara etkisi söz konusu. Bira, rakı, şarap... İçkiler meyvelerden yapılmaktadır.

Konserve, reçel, sofralık sebze ve meyveler... Birinci dereceden tüketimlerimiz olan, bitkisel ve hayvansal ürünler gün geçtikçe, şartların değişiminden dolayı pazar fiyatlarına etkisi söz konusu.

Büyük şirketlerin, tarımsal üretim tesisleri küresel ısınmadan en az etkilenen üretici kesimidir.

Değişen doğal koşullara adaptasyon sorunuda en önemli etkenlerden biridir. Bitkiler, büyüme ve gelişme dönemlerinde gerekli olan mineralleri topraktan alamamaları (Kuraklık nedeni ile topraktaki nemin azalması ve tuzluluk gözlenmesi) ve taban suyunun giderek dahada derinlere inmesi gelişim bozukluklarına neden oluyor.
Taban suyunun derinlere inmesi, bitkiler gelişimlerini, toprak altı ve toprak üstü olmak üzere iki şekilde gerçekleştirirler. Taban suyuna ulaşmak için kökler büyüme yapma ihtiyacı duyarlar ve toprak üstü gelişimin yavaşlamasına neden olmaktadır.

Küresel ısınmaya duyarlı olmamız gerekli...

Hükümetimizin ne kadar duyarlı olduğu ortada. Kyoto protokolünün onaylanmaması ve kazdağlarının durumu.

Kazdağlarının belirli bir bölümü milli parktır. O2 (oksijen) kaynağı alan kazdağları, önemli su kaynaklarınada sahiptir. Küresel ısınma, uluslararası bir sorunken, bu şekilde davranılması gerçekten insanın içini acıtıyor. Maden araştırması sırasında doğal su kaynaklarının kirlenmeside ayrı bir durum.
Kanadalı maden araştırma şirketi, Kanada'da mimlenmiş olmaları, hatta halk tarafından vatan hainliğine kadar giden suçlamalarla karşı karşıya kalmışlardır. Bu şirket kazdağlarında...
Madenleri bulup, Türkiye dışına çıkartacaklar ve Türkiye'ye de suspayı verip, okus pokus...

Küresel ısınma hakkında uzun süreli araştırmalarım vardı ve devam etmektedir. Bu araştırmalar çerçevesinde almış olduğum ödev ''Küresel Isınma'nın Tarıma Etkisi''
Ödevi hazırlamadan önce biraz karalama yapmak istedim ve bu yazıyı gerekligereksiz buldum.

gerekligereksiz ödev öncesi deneme yazısı...

DOVE - Göz Kamaştıran, Güzel Bayanlar

Simpson'lar, Çakmaktaş'lar, Jetgil'ler...
İnternette gerekligereksiz dolaşırken, zamanın birinde bu görselleri indirmiştim. Hangi site de olduğunu hatırlayamıyorum.
Pazar keyfi yaparken, blog ile uğraşıyorum doğal olarak. Kıyıda köşede kalmış görselleri değerlendirmek istedim.
Karşınızda birbirinden güzel bayanlar...



Yeteneğinizle Buluşun

SOYER 150 ÖĞRENCİYE BURS VERİYOR.

Tiyatro, Resim, Müzik,Fotoğraf dallarında GFS ve GSL'ye hazırlık kurları için yetenekli öğrencilere burs verecek.
Son Başvuru Tarihi: 09 Kasım 2007
Saat: 18:00

Yetenek Sınavı Tarihi:
11 Kasım 2007
Saat: 12:00

Manyas Bulvarı 613 Sokak No: 10
Manavkuyu, Bornova İZMİR (Yeni adliye karşısı)
TELEFON: 0(232) 486 34 00

Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
(Görsel soyerkultursanat'tan alınmıştır.)

gerekligereksiz burs...

'Cihangir'de Bir Ev' Bomboş Kaldı

Çarşaf, Gırgır, Pişmiş Kelle gibi mizah dergilerindeki karikatürleri ile fantastik ve korku sinemasıyla ilgili çalışmalarıyla tanınan Metin Demirhan, dün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yaşama veda etti. Beyin kanaması geçiren Demirhan, bir süredir komadaydı. Giovanni Scognamillo ile birlikte 'Fantastik Türk Sineması' ve 'Erotik Türk Sineması' adlı iki kitaba imza atan Demirhan, karikatürlerini ise 'Paslanmaz Metal Savaşçı' adlı kitapta toplamıştı.
Toprağın bol olsun Metin Demirhan...
Ailesi, yakınları ve tüm sevenlerinin başı sağolsun...

gerekligereksiz yas...

Erdal İnönü

Kaç kişinin ardından, ilkeli, iyi, dürüst, saygın, hoşgörülü, nazik, demokrat, güvenilir, sevimli, alçakgönüllü, zeki, sade, birikimli, seçkin, güleryüzlü, espirili... denilebilir? Bu özelliklerin hepsi, Erdal İnönü'de vardı. Ve saymayı unuttuğum bir çok özelliği...

Fizik Profesörü Erdal İnönü, Türkiye siyasetinde saygı duyulacak, sayılı kişilerdendi. Türkiye siyaseti ve bilimi için sayısız projelerde yer alıp, başarı ile altından kalkmıştır.

Çocukluğumun siyaset adamlarındandı. O zamanlar siyaset hakkında pek bilgim yoktu ama, silindir şapkalı Süleyman Demirel, kara oğlan Bülent Ecevit, gözlüklü Turgut Özal ve espirili Erdal İnönü'ydü... (Saydığım siyasetçiler arasında en sevdiğim kişi, Erdal İnönü'ydü. Siyasetten anlamasakta o zamanlar.)
Siyasetten anlar duruma geldiğimde de pek bir şey değişmedi. Erdal İnönü'yü tanıdıkçada, saygı duydum.

Geçen sene İsmail Cem'i kaybetmiştik. Sayın İsmail Cem'i de anmadan geçmek istemedim. Çünkü, Türkiye siyasetinde nadir insanlardandı...

Toprağın bol olsun, Erdal İnönü...

Ailesinin, yakınlarının ve Türkiyenin başı sağolsun...

gerekligereksiz yas...