Gül'ü Seven Dikenine Katlanır!

11. Cumhurbaşkanımız belli oldu.
Türkiye için kritik bir dönem olacak. Bu dönem içerisinde neler olacağını göreceğiz.
Benim aklımı kurcalayan ilk olay, anayasa mahkemesinde atanması gereken 6 üye. Atamaları da Gül yapacak.

Artık veto olayıda ortadan kalkacak gibi görünüyor. Erdoğan yollar ve Gül onaylar.

Cumhurbaşkanının siyasi kimliğinden uzaklaşıp, nötr bir politika izlemesi gerekir. Biz bunu görebilecek miyiz?

11. cumhurbaşkanlığı konusunda umarım yanılır ve şaşırırım.
Laiklik ve tarafsızlık konularında...

Bu hükümet ve 11. cumhurbaşkanı için yazılacak çok yazı var...

gerekligereksiz Uğursuz Sayım 11...

Fatih Akın Toronto'da

6-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Kuzey Amerika'nın önemli sinema etkinliği 32. Toronto Film Festivali'ndeki tek 'Türk yönetmen' Fatih Akın. Pek çok Hollywood yıldızı da 'festivallerin festivali' Toronto'daki gala gösterimlerine katılacak. Venedik'te Altın Aslan için yarışacak 22 filmin 17'si Toronto programında...

gerekligereksiz 32. Toronto Film Festivali...

Karşı Festival

Barışarock 'karşı festival'in sivil tarihi, Karşı Sanat'ta sergileniyor. 21 Ağustos'ta açılacak olan sergi, festivalin beş yıllık video ve fotoğraf arşivini bir araya getiriyor. 1 Eylül'e kadar açık kalacak olan sergi, festivali hayata geçiren gönüllülerle koordinasyon ekibinin kişisel arşivlerinden oluşturuldu. (Radikal)

gerekligereksiz barışarock...

17 Ağustos 1999'dan 2007'ye

ORADA KİMSE VAR MI?

17 Ağustos 1999 hayatımın en değişik günüydü. En kötü günü veya en zor günü değil, değişikti sadece...

Hayatta sorumluluklardan bazen kaçabiliyoruz, ama bazı sorumluluklar ve gerçekler insanı ister istemez değiştiriyor.

17 Ağustos depremi olduğunda ilköğretimimi yeni bitirmiştim. Hayata o zaman nasıl bakıyordum ve bakışım birden bire, bir deprem ile nasıl değişti? İlk zamanlar algılayamadım. Ama insan nasıl kendini şartlandırıyorsa, yardım etmeye programlanmış, yardım sever robot haline geliyor.

17 Ağustos gününü, biraz polyannacılık oynayarak, her işte bir hayır vardır diyerek hayatıma dahil ettim.

Liseye yeni başlayacaktım. Kaydımı en iyi eğitim ve öğretim yapan liseye değil, en sağlam binası olan okula göre yapmıştık. Hayata karşı beklentiler bile değişmişti. Olan biten onca olay ve yaşadıklarımız... Olumlu yön çok az da olsa, almaya çalışmışız.

''Gerekligereksiz bir gün'' tanımına okadar uyuyor ki; 17 Ağustos...
Gerekli kısmı izafi bir durum. Olan bir olayı değerlendirme söz konusu ise, gerçekten de gerekliymiş.
İnsanlar kendilerine sormaya cesaret edemedikleri soruları sormaya ve yaşamaya başladılar...
Hayattan korkmaya başlamak...

Çadır kentler ve sonrasında pire-fabrikler...(Pireler için mi tasarlanmışlardı?)

Deprem oldu ve bitti. Bütün her şey, depreme alışmak ve onunla yaşamaktı.

17 Ağustos, başımız sağ olsun...

gerekligereksiz 17Ağustos (birgün)...

Borsada Neler Oluyor...

gerekligereksiz borsatakibi...

Su - H2O

Gerekligereksiz'de küresel ısınma problemine çok yer verdim.
Küresel ısınma üzerine araştırmalarımda oldu. En önemli problem oksijen(O2) ve su(H2O)...
Biz bu yaz su sıkıntısını fazlasıyla hissetmeye başladık, ama çözüm hala yok...

Yıllardır uyarısı yapılan kuraklık 'çevrecilerin hassasiyeti' olmaktan çıkıp çoluk çocuk herkesin konuştuğu, çiftçiden kentliye herkesi ilgilendiren bir tehlikeye dönüştü. Peki bu süreçte, devlete, ilgili kurumlara, çevre örgütlerine ve halka düşen ne? Kim ne yapıyor, ciddi önlemler için neler yapılması gerekiyor?


Doğal Hayatı Koruma Vakfı, 'su zengini olduğumuz' algısının ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi için 'Suyumuza Sahip Çıkalım' kampanyası başlattı. Önerileri şöyle: Kapsamlı ve bugünün gerçeklerine uygun bir 'Ulusal Su Yasası' çıkarılmalı. Türkiye'deki 25 su havzası için Entegre Havza Yönetim Planları hazırlanmalı. Yeraltı sularının kullanımı düzenlenmeli ve etkin bir şekilde denetlenmeli. Bütün sektörlerde su tasarrufu teşvik edilmeli.

Biz su zengini değiliz!


Su Vakfı da kamuoyu duyurularıyla sürekli kuraklığa vurgu yapıyor. Su Vakfı'na göre, kısa, orta ve uzun vadede kuralıkla mücadele için önce senaryolar üretilmesi gerekiyor. Kuraklıkla mücadalenin de bu senaryolar üzerinden yürütülmesi gerektiğini savunuyor: Farklı kamu kuruluşlarındaki su verileri tek bir elde toplanmalı. Su israf edilmemeli, yeraltı suları da kullanılmalı. Kuraklık İzleme ve Araştırma Merkezi oluşturulmalı. Kuraklığa karşı sorunlu bölgelere hayat verecek, su boru hatları yapılmalı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) kuraklığa karşı çözüm önerileri şöyle: Kuraklık bir merkezden sürekli izlenmeli. Su toplama havzalarında 'su yönetim birimleri' kurulmalı, su transferi planları hazırlanmalı. Su Konseyi kurulmalı ve 'Su Yasası' çıkarılmalı.

Çamaşır makinesine bir gün mola


TEMA Vakfı'ysa etkin ve kalıcı su politikaları oluşturulmasını talep ederken, vatandaşın da 'kuraklığa' karşı acil harekete geçmesi gerektiği uyarısını yapıp, 'en basit tasarruf' önerilerini şöyle sıralıyor: Musluğu açık bırakmayın. Bulaşıklarınızı elde değil makinede yıkayın. Diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kapatın. Daha kısa duş alın. Gereksiz yere sifon çekmeyin. 1.5 litrelik bir pet şişeyi suyla doldurarak sifonunuzun içine yerleştirmekle yılda 2 ton su kurtarabilirsiniz. Suyu daha iyi bir şekilde püskürten ekonomik duş başlığı alın. Muslukları tamir ettirin. Evinizdeki ya da apartmanınızdaki su borularını yenileriyle değiştirin ya da tamir ettirin. Çamaşır makinenizi haftada bir kez bile az kullansanız, yılda 9 ton suyu kurtarırsınız.

* Türkiye Yeşilleri 2005'ten beri 'İklim değişikliğini durdur, yaşamı sürdür' kampanyası sürdürüyor. 'Acil eylem planı' şöyle: "Türkiye Kyoto Protokolü'nü derhal imzalamalı. Kömürlü termik santral projeleri, sera gazı salınımına neden olan sanayi tesisleri arasındaki çimento fabrikası yatırımları, nükleer santral iptal edilmeli. Ulaşımda motorlu taşıtlar yerine toplu ulaşım, raylı sistemler, bisiklet ve yürümeye dayalı politikalar geliştirilmeli.

gerekligereksiz su...

Aman Web Bağımlısı Olmayın!

162 milyon internet kullanıcısı ve 113 binden fazla internet kafeye sahip Çin'de doğal olarak çok sayıda da web bağımlısı yaşıyor. Araştırmalara göre bağımlı sayısı 2,6 milyon kişiyi geçmiş durumda. Ülkede açılan yeni bir rehabilitasyon merkezi 14-22 yaş arasındaki genç hastaları bir psikolojik testten geçirdikten sonra 10 günlük bir 'arınma' sürecine sokuyor. Bu süreçte söz konusu kişilerin panik, telaş, iletişim bozukluğu ve depresyon gibi bağımlılığa dayalı hastalıklarının tedavisine çalışılıyor.

gerekligereksiz bagımlılık...

Macbook'un 'oyuncaklı' Dünyası

Radikal keyfi yaparken Mac ile ilgili güzel bir yazı okudum.
Ben pc kullanıcısıyım. Elimdeki bilgisayar miladını doldurduğunda, biriktirmeyi umduğum paramla bir Mac almayı düşünüyorum. Mac ve pc arasında büyük fark var. Gördüğüm kadarıyla...

Okuduğum yazı şöyle;

Her şey şu anda okumakta olduğunuz sayfanın editörü M. Serdar Kuzuloğlu'nun kendisine test için gelen Apple MacBook Pro bilgisayarla birlikte gelen müzik 'yaratma' yazılımı Garageband'de yaptığı bir şarkıyı bana dinletmesiyle başladı. Serdar bu yazılımla beatlerin üstüne eklediği kemanlı geçişler ve scratch'lerle, neredeyse 'çıkış parçası' yapmış kendine. Yıllardır PC kullanıcısı olan benim, Mac ile ilgilenmeye başlamam da Garageband'in menüsünü görmem sayesinde oldu. PC kullandığım için Mac'leri -nedense- karmaşık buluyordum ama şimdi bir Apple Macbook Pro'u eve kapamaya kesinlikle kararlıyım.
Bu bilgisayar düzensiz bir ev arkadaşı yerine her şeyi yerli yerine koyan, pek hamarat ve eğlenceli bir ev arkadaşı bulmak kadar sevindirici. Apple ürünlerinde 'eğlenceli olma' meselesi öncelik listesinin başında. Zaten en başta tasarımları bilgisayarla aranızdaki o geleneksel ciddiyeti bozuyor. Herkesin beğenisi farklı olabilir ama Bond çanta gibi sıradan dizüstü bilgisayarları taşımak yerine, muhteşem tasarımlarıyla beyaz ya da gri Macbook'lara sahip olmak daha cazip gibi geliyor şimdi bana.
Mac hayranlığımın tek nedeni bilgisayarların sadece görsel açıdan 'oyuncaklı' olması değil tabii. Mac'ler, içindeki yazılımlarla (ister istemez) yaratıcılığınızı kullanmanıza sebep oluyor. Garageband programındaki hazır sample'larla ya da kendi melodilerinizle şarkılar yapmak çocuk oyuncağı. PC ile de bu mümkün ama oradaki Reason yazılımındaki gibi labirentli bir ortam sunmuyor Garageband. Üstelik arayüzü de çok rahat anlaşılıyor.
Yine Mac'lerdeki Comiclife adlı yazılımla fotoğraflarınızı veya çizimlerinizi kullanarak hazır bant ve konuşma balonu şablonlarıyla çizgi-roman benzeri tasarımlar yapabiliyorsunuz.
İçinde hazır gelen yazılımlardan biri istisnasız herkesi en azından bir süre çılgına çevirebiliyor. Ekranın tepesindeki dahili kamerayla çalışan PhotoBooth yazılımı sayesinde vesikalık tadında fotoğraf çekilebiliyor. Fakat yazılımdaki efektlerle iş tam anlamıyla şirazeden çıkıyor. Olayın en eğlenceli kısmı da bu zaten. Kafanızı, gözünüzü şişirip, yamultup korku filmlerinin psikopat karakterlerine bürünebiliyorsunuz.
Macbook Pro'nun klavyesinin ortalık biraz kararınca otomatik olarak ışıklarını yakması da teknolojisever birini heyecanlandıracak ayrıntılardan biri. PC'de yer alan her şey fazlasıyla Macbook'larda var. Film, müzik, çizgi-roman, fotoğaf, resim sanatlarıyla ilgilenmenin en 'oyuncaklı' teknolojik yolu kesinlikle Macbook'lar(mış)... Bir PC kullanıcısının bilgisayarını bu kadar övdüğü de görülmemiştir, bu da ayrı bir konu tabii (değil mi sayın Kuzuloğlu?).

NOT: Bu testte serinin en yeni, en hızlı ve en pahalı ürünü olan 2,4 GHz İntel Core2Duo işlemcili, 2GB bellekli Apple MacBook Pro kullanılmıştır. Türkiye satış fiyatı 4.786 YTL+KDV'dir. Yukarıda tanıtılan yazılım ve özellikler Apple'ın tüm taşınabilir bilgisayarlarında mevcuttur. (Radikal, Müzde Yazıcı)

gerekligereksiz apple...

Ofis Setinde İbre Google'dan Yana

Her yıl yarattığı milyarlarca dolarlık pazarla herkesin iştahını kabartan ofis yazılımlarına karşı web tabanlı ücretsiz alternatifler giderek pay artırıyor.

Masaüstü bilgisayar kullanıcılarının çoğunluğunu Windows kullanıcıları oluşturuyor. Geçen dönem içinde bu işletim sistemi içine birçok uygulamayı sığdırmış olmasına rağmen gözler hâlâ bir ücretli yazılımı arıyor: Office...
Microsoft'un gelirlerinin büyük bir bölümünü oluşturan Office seti içindeki Word, Excel ve Powerpoint gibi bileşenler sayesinde adeta bir endüstri standardı haline gelmiş durumda. Birçok kurumun yazışmaları ve hesap tabloları bu uygulamalar üstünde çalışıyor. Bilgisayar kursları onların nasıl kullanılacağını anlatıyor, her sene yüz binlerce kitap onların kullanımını öğretebilme vaadiyle satılıyor. Elbette bu ilgi gelirlere de yansıyor. Microsoft'un bu birimi geçtiğimiz senenin son üç ayında 3,5 milyar dolar gelir ve 2,17 milyar dolar kâr etti. Başka bir deyişle Office birimi firmanın en çok gelir elde eden bölümü unvanını korudu.
Elbette bu altın yumurtlayan tavuğun talibi de çok. Benzer işleri yapan yazılımlar her dönem vardı ancak şu ana kadar gelen en güçlü alternatiflerden biri aynı zamanda Microsoft'un en azılı rakiplerinden Sun tarafından temsil edilen StarOffice oldu. 1984 yılında kurulan bir Alman şirketi tarafından geliştirilen StarOffice, 1991'te 73 milyon dolara satın alınmıştı. Sun firması bir süre sonra ücretli StarOffice'in kaynak kodlarının büyük bölümünü halka açarak tamamen ücretsiz olarak dağıtılan OpenOffice adlı alternatifin de doğmasına önayak oldu.
Ancak Microsoft'un tahtına en büyük saldırı aynı zamanda son yıllardaki en dişli rakibi olan Google'dan geldi. Borsadan ve internet reklamlarından kazandığı parayla cepleri durmadan şişen Google tamamen internet üstünde çalışan uygulamalarının arasına Docs&Spreadsheets başlıklı hizmetini de katınca savaş bir anda bambaşka bir cepheye taşındı.
Geçtiğimiz günlerde Türkçe desteğine de kavuşan bu uygulama tamamen web üstünde çalıştığı için hiçbir uygulama yüklemeye ya da para vermeye gerek kalmadan her yerde, her bilgisayarda, her işletim sisteminde çalışabiliyor ve daha da güzeli oluşturulan bütün belgeleri web'de sakladığı için her an el altında tutuyordu.
Kısa sürede geniş kullanım alanına kavuşan bu uygulama yakın geçmişte hesap tablolarından grafik oluşturma özelliğinin de eklenmesiyle birlikte kişisel kullanıcılar için son derece cazip ve pratik bir seçenek haline geldi. Bu hızlı gelişmenin ardından Microsoft da web üstünde çalışacak ücretsiz bir Office alternatifi üstünde çalışmaya başladı.
Google'ın geçtiğimiz günlerde başlattığı bir hizmet rekabet ateşini biraz daha harlayacağa benzer. Firma Google Pack adlı bedava uygulamalar paketinin içine normalde 70 dolara satılan StarOffice yazılımını da ekledi. Böylece sadece internette değil, istendiği takdirde bilgisayarda yüklü bir Microsoft Office alternatifiniz olabiliyor. (Radikal)

gerekligereksiz googleofisseti...

The Chess Game



gerekligereksiz Satranc oyunu...

Bruce Lee - Animasyon



gerekligereksiz Bruce Lee Sevenlere...

Yeni Rakıyı Nevizade'de İçtik

Yeni Rakının düzenlediği şenlik çok güzeldi. Nevizade'den çıktım ve rakının büyük keyfini yaşıyorum. 5 Eylül Kumkapı...
Görüşmek üzere...



gerekligereksiz rakıkeyfi...

Yeni Rakı Nevizade'de İçilir

Yeni Rakının düzenlediği, Yeni Rakı Sokak Şenlikleri, Selim Sesler'le beraber 8 Ağustos'ta eski meyhane kültürünün en önemli mekanlarının bir arada bulunduğu Nevizade'de başlıyor. Yeni Rakı Fasıl Ekibi, dansöz ve sihirbaz gösterileri, eylenmeyi ve içmeyi sevenleri bekliyor. Şenlikler 18 Ağustos Çeşme, 25 Ağustos Ayvalık ve 5 Eylül'de Kumkapı'daki etkinliklerle devam edecek...

gerekligereksiz BüyükKeyif...

Charlie Chaplin - Animasyon

Charlie Chaplin'i siyah beyaz ve sessiz filmlerde görmeye alışmıştık. Güzel bir animasyon ile karşımızda Charlot, jurassic park ve E.T. ile...


gerekligereksiz Charlot...

A Gentleman's Duel



gerekligereksiz seyirlik...

Nusaybin Demirspor

Bu gün pazar keyfi yaparken ilginç bir haber okudum.
Haber şöyle;

''Bu sezon Nusaybin Demirspor'u sahada izlemek isteyen Mehmet'ler ve Ferhan'lar büyük sıkıntı yaşayacak, Ersin'lerinse işi kolay... Üçüncü Lig 1. Grup'ta mücadele eden Nusaybin Demirspor'un başkanı Servet Talayhan, ismi Mehmet ve Ferhan olan taraftarların stada alınmayacağını Ersin olanlara ise öğrenci bursu verileceğini söyledi. Talayhan, takıma destek vermeyen Nusaybin Belediye Başkanı Mehmet Tanhan ile seçimlerden önce 3 bin YTL destek sözü veren ancak milletvekili seçilmeyince yardım yapmayacağını açıklayan Genç Parti Mardin milletvekili adayı Ferhan Ayaz'a tepki için böyle bir karar aldıklarını açıkladı. Stat girişinde kimlik kontrolü yapacaklarını belirten Talayhan, "İlçe Kaymakamı Ersin Emiroğlu takıma ve ilçeye olumlu katkılar yaptığı için de ismi Ersin olan vatandaşlara öğrenci bursu vereceğiz" dedi.'' (Radikal)

Bu insanlar ne ile uğraşıyor ve ne yapıyorlar benim aklım ermedi!!!

gerekligereksiz Mehmetler, Ferhanlar ve Ersinler...

norah jones'u kaçıranlara!


"Norah Jones, önceki akşam İstanbul Caz Festivali kapsamında Harbiye Açıkhava'daydı. Albüm kaydına yakın mükemmellikte şarkılarını söyleyen Norah Jones, mütevazılığın ve başarının birlikte olabileceğini gösterdi. Konser boyunca rüzgâr hiç dinmedi, yağmur ise yağmamakta direndi" www.radikal.com.tr'den alınmıştır.


gerekligereksiz kaçırdıklarımız...